Tekrar hepinize merhaba, umarım harika bir yaz geçirmişsinizdir, uzun bir yazdan sonra eylül ayı geldi bu da demek oluyor ki yeni akademik yılın başlamasına çok az kaldı. Eylül ayı boyunca bu şekilde #OkulaDönüş temalı postlar yayınlamayı düşünüyorum.
Bu yazı sanırım şimdiye kadar yazdığım en kişisel post olacak fakat benim okumaktan çok hoşlandığım bir konsept bu, umarım sizin de hoşunuza gider ve eğer ilginizi çekiyorsa yardımcı olur.
Bu yazı sanırım şimdiye kadar yazdığım en kişisel post olacak fakat benim okumaktan çok hoşlandığım bir konsept bu, umarım sizin de hoşunuza gider ve eğer ilginizi çekiyorsa yardımcı olur.
1. HER ŞEY BİRDEN İYİYE GİTMEZ BAŞLARDA YALNIZ KALMAN VE BUNUN BEKLEDİĞİNDEN UZUN SÜRMESİ NORMAL.
Hiç unutmuyorum okulun ilk 3 günü kimseyle konuşmadan ve tanışmadan sadece bir hayalet gibi gidip gelmiştim, sonrasında ise birilerini tanımam tesadüfler eseri oldu. Tüm bu koşuşturmacanın içinde yalnız hissedebilirsin, belki bazen "Ben ne yapıyorum?" diye sorduğun(m) da olmuştur.
Yeterince arkadaşının olmadığını düşünüyorsundur veya dersler istediğin kadar iyi gitmiyordur. Yarınki sınav dünyanın sonu gibi hissettiriyordur. Bir de aksiliklerin birbirini izleyen bir halde ortaya çıkmak gibi bir huyları vardır.
Bir çoğumuz sanırım şunu düşünmüştür: Tek çare başka bir yere kaçmak (genellikle daha tanıdık). Bunu çok istediğimi hatırlıyorum gerçekten arkana bakmadan uzaklaşma isteği, bana kalsaydı da kaçardım fakat bir şekilde kaldım. Sonra fark ettim ki kaçmak istediğim şeyler aslında gittiğim yerde de benimle olacaktı, öyle ya insan kendinden kaçamıyor. Önce onlardan kurtuldum sonra her şey birden kendiliğinden iyileşmeye başladı. Ve şimdi geriye baktığımda içindeyken çok büyük gözüken problemler aslında o kadar da büyük değilmiş.
2. ZAMAN ÇOK HIZLI GEÇİYOR
Daha önünde yıllar varmış gibi görünürken bir anda yolun sonuna yaklaştığını fark etmek oldukça çarpıcı bir his. Bir yandan bundan sonraki deneyimler için heyecanlanırken bir yandan da ertelediğin pek çok şey için de sürenin bitmek üzere olduğunu görmek bir miktar pişmanlık uyandırıyor. Yapmak istediğin ama daha çok vakit var diyerek ertelediğin onlarca şey bunu fark ettiğin zaman bir anda yük gibi hissettiriyor. Öğrencilik hayatında gezmek istediğin yerler, gitmek istediğin şehirler, öğrenmek istediğin diller, bir parçası olmak istediğin o klüp, hep o pizzalarını merak ettiğin kafe... sürekli ertelediğin hayatında ajandanın eski sayfalarında kalan bir kaç satır olarak kalıyorlar ve geçen her gün de onları daha geriye itiyor. İşte o yüzden zamanın bir kum kadar elden kolay kayan bir olgu olduğunu hatırlamamız gerekiyor.
Fakat tabii ki hayat bu birkaç seneden de ibaret değil, hayaller ve hedefler için yola koyulmanın zamanı yoktur.
3. İNSANLAR, ÜNİVERSİTE DENEYİMİNİN BİR PARÇASI; FARKLI İNSANLAR TANIMAKTAN KORKMA
Hayatım boyunca hep etrafımdaki insanlar konusunda seçici davranmışımdır, az ve öz olması gerektiğini savunuyordum fakat zamanla farklı insanlar tanımanın bir zenginlik olduğunu ve bir insan tanıdığın zaman onun için hayatımda bir konum belirlemek zorunda olmadığımı düşünmeye başladım. Sonuçta birisiyle "biraz iletişim kurmak" onu sonsuza kadar hayatında tutmak zorunluluğunu getirmiyor.
Hala beni zorlasa da bu anlamda da kabuğumu kırmaya çalışıyorum.
Özetlemek gerekirse, aslında bu 3 senelik deneyimin bana öğrettiği en önemli şey: Biraz "güvenli bölgemden" çıkıp yeni şeylere evet demem gerektiğiydi.
Sizin de okul hayatında edindiğiniz benzer tecrübeleriniz oldu mu? Olduysa yorumlar kısmında benimle paylaşmaktan çekinmeyin.
xoxo
Bashak
Sizin de okul hayatında edindiğiniz benzer tecrübeleriniz oldu mu? Olduysa yorumlar kısmında benimle paylaşmaktan çekinmeyin.
xoxo
Bashak
Üniversite hayatımı güzelleştiren tek şey 2.senemde karşıma çıkan harika muhteşem arkadaşlarım 😍
YanıtlaSilOkulun en güzel tarafı kesinlikle arkadaşlar ��
Sil